Köşe Yazıları / Geridön

SILA-İ RAHİM

Doğduğun yeri, anne ve babayı, akrabayı tallukatı ziyaret anlamına gelen sıla-i rahim, milletimizin en önemli ahlaki hasenelerindendir. Bu güzel ahlak bize dinimiz ve örfümüzden gelmiştir.

Her alandaki toplumsal dejenerasyondan maalesef sıla-i rahim de nasibini almıştır. Biraz toplumsal yozlaşma, biraz ekonomik kaygılar ve biraz da bahaneler bizi doğduğumuz yerleri ziyaret etmeyi, geçmişlerimize birer fatiha okumayı, anne ve babalarımızın, yaşlılarımızın ellerini öpüp hayır dualarını almayı unutturmuştur. Kültürlerin kuşaktan kuşağa aktarıldığını düşünürsek, yeni nesil böyle bir kavramı hiçbir zaman öğrenemeyecektir.

Yaz tatilleri ve bayramlar sıla-i rahim için büyük fırsatlardır. Biraz şartları zorlayarak herkes doğup büyüdüğü yerlere gelmeli. Her aile reisi ailesini alıp memleketlerine gitmeli. “bak evladım, burası bizim köyümüz, bu ev bizim yani dedenizin evi, bu meydanda bayramlar kutlarız, bu kabir dedelerinin kabri,…” diyerek sıla-i rahim duygusu şuur altına işlenmeli. Çünkü bir gün gelecek sizler de sizi ziyaret etmeleri için evlatlarınızın yollarını gözleyeceksiniz. Dolayısıyla yollarınızı gözleyenlerin ümitlerini, hayallerini kırmayın, onların gözlerini yollarda koymayın.

İşin diğer bir boyutu da sıla-i rahim sayesinde köylerde bir hareketlilik, bir neşe, sosyal ve ekonomik bir bereket meydana gelmektedir. Köylülerin sizden öğreneceği çok şey olduğu gibi sizlerin de onlardan öğreneceği çok şey var. Sizler sayesinde can sinek olmayan kahvehaneler, bakkallar çarşı Pazar para yüzü görecek ve yüzler gülecek. Sizler de şehirlerde bulamadığınız kalitede yağ, peynir, bal ve benzeri organik yiyecekleri yaşadığınız yerlere götürme şansını bulacaksınız.

Ben de her yıl olduğu gibi bu yıl da tatilimi memleketim olan Kuyucak kasabasında geçiriyorum. Bu yazımı çeşitli yiyeceklerin sunulduğu bir ikindi çayı sırasında yazıyorum. Kasabamız, çöl sıcaklarının kasıp kavurduğu bu yaz mevsiminde çok ideal bir yayla havasına sahiptir. Antalya merkezde şıpır şıpır akan tere rağmen yukarlarda üfül üfül esen rüzgarla serinlemek istemez misiniz? Çeşmesinden akan çok kaliteli ve soğuk suyuyla, alabalık ve doğa harikası subaşısıyla , karpuz çatlatan soğuk miyarıyla, gezmeye doyamayacağınız yaylalalarıyla, keçi peyniri ve çiçek balıyla bir başkadır Kuyucak.

Kuyucak kasabasında iletişimin her çeşidi mevcuttur. Son model otobüsüyle ulaşım mevcuttur. Herhangi bir rahatsızlık durumunda 24 saat doktor ve hemşiresi mevcuttur. Ziraat yapmak isteyenlere ziraat mühendisimiz mevcuttur. Ana yolların ve mahallelerin hemen hemen tamamı taşla düşenmiş olup yer altına alınan tüm telefon ve elektrik telleriyle ve modern ışıklandırmasıyla pırıl pırıl estetik ve temiz bir belde haline gelmiştir.

Benden duymuş olmayın ama Akseki ve Cevizli’den sonra Kuyucak kasabamız da Manavgatlı yazlıkçıların cazibesini çekmiştir. Ancak kiralayacak yeterli ev bulunmamaktadır. Dededen babadan kalma ev ve arsası olanlara duyurulur. Biraz restorasyon ve inşa ile yeni bir gelir kaynağı Kuyucağı beklemektedir.

Sıla-i rahim dedik neler neler aklımıza geldi. Sizlerin de mutlaka ekleyecekleri kazanımları vardır. Acizane bu kadar ifade edebildim.

Ne dersiniz! Şimdi SILA-İ RAHİM zamanı…


HİLMİ ÖZ

hilmioz3@hotmail.com